Her Yerde Bulamayacağınız Hamilelikte Yapmamanız Gerekenler Listesi

Kasım 3, 2018
36 Görüntüleme
 

O güzel haberi  aldınız ve gün saymaya başladınız. Artık siz de bir anne adayısınız.  Bunu öğrendiğinizde takriben beş haftayı devirmiştiniz zaten. Birden bir telaş sardı sizi.. En yakınınızdan başlayarak etrafınızdakiler de işin mutluluk kısmına odaklanıp, bebeğinizi kucaklarına alıp sevecekleri; nine, dede, hala, teyze, dayı amca olacakları günün havasına girdiler bile.

İşte şimdi iş başa düştü. Herkesin sizinle, sizin ise bebeğinizle baş başa olduğunuz dönem başlıyor.  İşte her yerde bulamayacağınız hamilelikte yapmamanız gerekenler listesi:

Bir yerlere uzanarak bir şeyler almaya çalışmayın. Bırakın yardım etsinler, buna izin verin. Böyle hareketler, bebeğin özellikle ilk aylarda anneye tutunmasını engelleyip, düşüklere yol açabiliyor.

Hamileyim triplerine girmeyin. Ne ilk hamile kalan sizsiniz, ne de tek duygusallaşan. Dünyanın her yerinde kadınlar doğuruyor, ve bunu maalesef doktorsuz, ebesiz , aç susuz yerlerde yaşayanlar var. Beni anlamıyor triplerine girmektense,  zor durumda olanları düşünüp şükretmek daha insanca. Eşiniz sizi anlamıyorsa, zaten evvelden de anlamıyordur, pat diye değişmiş değildir herhalde! Ne güzel, anne olacaksınız, keyfini çıkarın.

Kendinize yapacağınız en büyük iyilik bu olabilir. Doğum hikayeleri ve doğum videoları kesinlikle izlemeyin. Forumlarda yazan her şey benim de başıma gelecek diye bakmayın. Herkesin kendi hissiyatı, kendi tecrübesi. Doğum şekliniz belirlenirken hatta karar vermiş olsanız bile doğum sırasında; daha evvel okuduğunuz, dinlediğiniz şeylerin aklınıza gelmesi muhtemel. Bu da zaten yüksek olan kaygınızı iyice arttırabilir, doğumu zorlaştırabilir.

Bunlardan uzak durmak hiç kolay değil. Köşe bucak kaçsanız da bazen gelir sizi bulur. Siz kendinize söz verin, haber, sosyal medya ve gıybet detoksu yapın! Zaten her zaman yapmanı gereken bu iş, hamilelikte daha çok gerekecek. Hassaslaşan duygularınız, yükselen kaygı düzeyinize bir de lüzumsuz kaygılar eklemeyin.

‘Sen gebesin ye ye’ telkinlerinden, sürekli elinde bir şeyler yedirmeye çalışan teyzelerden uzak durmakta fayda var. Doktorun yönlendirmesiyle alınacak kilo var zaten, ama fazlası? Fazlasını sonradan verecek olan sizsiniz. O canım elbiseleriniz dolapta size bakarken onları giyemeyecek olma sürenizin uzaması sizin canınızı sıkacak.

Spordan uzak kalmayın. Çok basit, ama sürekli egzersizlerle zinde ve formda kalabilirsiniz. İnternet ortamında görsel olarak çok malzeme var. İlla spor salonu, illa hoca, illa para gerekmiyor. Olsa güzel olur, ama yoksa oturup üzülmeye değmez. Günlük toz alın, orta ayarda elektrik süpürgesiyle yer süpürün mesela.

Hiçbir doktor, bilerek ne kendi mesleki hayatını ne de hastasının hayatını riske atmaz. Şuradan okudum, buradan dinledim diye onlara kafa tutmayın. Okuyun, dinleyin,araştırın, uygun doktor ve hastaneyi bulun. Kontrole gittiğiniz doktorda doğum yapmak zorunda değilsiniz.  Ancak artık karar verdiğiniz doğum doktoruna güvenerek, tevekkülle doğuma girmelisiniz.

İmkanınız varsa, doktordan ziyade ebe ve hastane donanımını araştırın. Pek çok doktor, nöbetçi değilse doğum anına kadar hastaneye gelmez. O ana kadar ebe ile baş başasınız. Ebenin tavrı doğumunuzu olumlu ya da olumsuz etkileyebilir. Doğum sonrası bebek yoğun bakım ünitesi olmayan hastanelerde bebekler mağdur olabilir.

Son olarak şunu söylemek gerekir ki; her türlü tedbiri alsanız da, kader hükmünü icra edecek. Önemli olan, güzel düşünüp, güzel görmek. Anın gerektirdiğini yapıp, yola devam etmek.



Siz ne düşünüyorsunuz?